Yesilim


Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Hour of Victory[Ön inceleme]

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Hour of Victory[Ön inceleme] Bir Salı Haz. 29, 2010 4:55 pm

JoKeR

avatar
Bağımlı Üye
Bağımlı Üye

Hırslı bir ölüm makinesi komando, gizlilik konusunda uzmanlaşmış bir
asker ya da attığını vuran bir sniper olmak ister misiniz?

Bazen insan düşünmüyor değil. Acaba 2. Dünya Savaşı olmasaydı, Savaşları
konu alan FPS oyunlar konu kıtlığı mı çekecekti? Herhalde adamlarda,
bizdeki gibi bir Çanakkale Destanı ve Kurtuluş Savaşları gibi tarihimize
altın harflerle yazılan savaşlar olsaydı birçok FPS yapacaklardı ve
bunun üzerinden epey bir para kazanacaklardı. 2.Dünya Savaşı denince
akla ilk gelen kuşkusuz Mecal of Honor ve Call of Duty’dir. Bu furyaya
taktik içerikli bir savaş FPS’si olan Brother in Arm’ın katılmasıyla
ağzımızın tadı biraz değişti. Sizi bilmem ama ben, Savaş FPS’lerindeki
klişeleşmiş olan önüne geleni vur, bomba at ve tankı patlat gibi
görevlerin yanında yeniliklerin olması taraftarıyım. Evet, bunu taktik
FPS olan Brother in Arms ile yaşamıştık ama fazlası neden olmasın ki?
“Sen neler istiyorsun peki?” dediğinizi duyar gibiyim. Bu yazıda
okuyabileceğiniz farklı yetenekleri olan askerleri kontrol etme, Savaşın
zor koşullarıyla uğraşmanın yanında kontrol ettiğimiz askerin doğa
koşulları ile uğraşması (Fırtınada ateş ederken tüfeğin hedefi sapması
gibi), acıkma, susama, siper önünde yaralanan arkadaşımızı yoğun ateşe
rağmen sırtlayıp sipere geri getirmek şeklindeki hayatın içindeki
olgularla zenginleştirmek çok iyi olur diye düşünüyorum. Buna en iyi
katkıyı sağlayacak olanda, kuşkusuz yapay zekânın bekleneni karşılayacak
düzeyde geliştirilmesi.

SAVAŞ VE ZAFER

Biz Medal of Honor Air Borne’u beklerken, nFusion’da Hour of Victory’i
aradan dereden beğenilerimize sunmak üzere. Konu olarak yine 2. Dünya
Savaşı teması işleniyor. Nazilerin gizli fabrikalarındaki nükleer silah
üretiminin önüne geçebilmek ve Afrika’nın yakıcı sıcaklarında
düşmanlarla uğraşmak zorunda kalacağız. Hikâyeyi asıl ilginç haline
getiren ise, savaşın tüm yönlerini 3 farklı karakteri kontrol ederek
yaşayabilecek olmamız. Bu karakterler kendi branşlarında uzman olan
askerler.

İngiliz SAS Komandosu William Ross güçlü ve dayanıklı bir asker. Savaşın
o sıcak atmosferinde yorulmak nedir bilmeyen, silah kullanma konusunda
uzman olan Ross, zorlu görevler için biçilmiş bir kaftan. 1928 A1
Thompson, G-Walther P-38, Pistoller, Riflle Silahları ve bombaları
kullanıyor.

Amerikalı Major Ambrose Taggert düşman üssüne sessizce sızabilen,
gizlilik konusunda uzman bir asker. 45 kalibrelik Pistol, Thompson,
M1A1, Sten Mk-II, M-1 Garand ve M-1 Carbine silahlarını kullanabiliyor.

Diğer Amerikalı Calvin Blackbull ise bir sniper. Keskin nişancı olduğu
için mesafe tanımaksızın attığını vurabiliyor. Her çeşit dürbünlü silahı
rahatlıkla kullanabiliyor. Komandolara yakışan bir ismi var. Kara Boğa
isim olarak güçlü dayanıklı birini çağrıştırsa da kahramanımız kendini
nişancılık konusunda geliştirmiş. Bu adamdan uzak durmak gerekir, hatta o
kadar uzak durulmalı ki atış menzili dışında olmakta yarar var.

ÜÇ YEMİNLİ FEDAİ

Üç karakter olunca, oyun içindeki hedefe ulaşacağımız yollarda
çeşitlilik kazanıyor. Komando Ross Nazi İstihkâmlarına kendini
göstererek, korkusuzca girebilecek. Ateş et, siper al ve bombaları
fırlat şeklinde düz yoldan görevleri bitirmeye çalışacak. Taggert Nazi
kamplarına kendini pek belli etmeden sızabilecek. Örneğin dikenli
telleri kesecek, kilitli olan kapıları kolayca açabilecek ve sessizce
yaklaştığı düşmanı bıçağıyla yere indirecek. Keskin nişancı Blackbull
ise işini gayet temiz yapacak. Uzaktan dürbünlü tüfeğiyle düşmanlarını
vuracak ve tırmanma yeteneğiyle hedeflere kısa yoldan ulaşacak.
Oyunumuzda çeşitli tank görevleri de var. Yani tankları kullanabileceğiz
ve uçaksavarlarla gökyüzündeki düşman uçaklarını düşürmeye çalışacağız.
Oyunda ekranın altında küçük bir pusulamız olacak. Düşman askerlerini,
hedef noktalarımızı ve düşman araç ve uçaklarını bu pusulada göreceğiz.

Oyun için yayınlanan videolarda, savaş ortamlarının çok iyi bir şekilde
yansıtıldığını gördük. Sıcak temas sağlanınca birden kendimizi
kargaşanın ortasında buluyoruz. Askerlerin feryatları savaşın acı
soluğunu yüzümüze yansıtıyor. Ben şahsen videoları izleyince, aksiyonun
fazlasıyla kullanılacağına kanaat getirdim. O hengâmede silah ve bomba
sesleri, uçaklardan çıkan pervane sesleri, uçaksavarların mermi sesleri
bizleri yeterince havaya sokacak gibi.

HOV’de otomatik sağlık sistemi kullanılıyor. Aynı Gears of War’daki gibi
sağlık paketlerine rastlayamayacağız ve sağlığımız yenilenecek. Bu çok
olumlu bir durum ve oyuna katkısı fazla olacak. GOW oynayanlar bilir;
vurulunca ekranda sağlığımızın azaldığını gösteren bir şekil çıkıyordu.
Hemen bir yerlere siper alıp mermilerden korununca, sağlığımız otomatik
yenileniyordu. Aynen HOV’de de tam siper yaparak veya güvenli yerlerde
bekleyerek sağlığımızın dolmasını bekleyeceğiz.

Artık grafiklerin ve oyunlardaki fizik kurallarının öneminin arttığı bir
çağdayız. Buna uygun olarak da yapımda Unreal 3.0 motoru kullanılıyor.
Bunu duyduktan güzel grafikler eşliğinde ve gerçekçiliğin fazlasıyla
hissedildiği HOV’ı oynamaktan zevk alacağımızı kestirmek hiç de zor
değil.

2.DÜNYA SAVAŞI SONA ERSE DE BİZİM SAVAŞIMIZ SÜRECEK

Yaz ayında MOH Airborne ve Hour of Victory ile sıcak savaş atmosferi
içine gireceğiz. Yapımcı firma nFusion’un diğer oyunları şunlar: Deadly
Dozen, Deadly Dozen:Pasific Theatre, Elite Warriors: Wietnam ve Line of
Sightietnam.
Oyun multiplayer ve online destekli geliyor. 15 Haziran’da Avrupa’da, 18
Haziran’da Amerika’da PC ve XBox360 konsoluna çıkacak. Bakalım Hour of
Victory MOH ve COD kadar bizi savaş bağımlısı yapabilecek mi?





<<<< SüngerBob Fan >>>>
Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz