Yesilim


Bağlı değilsiniz. Bağlanın ya da kayıt olun

Atlantis:Evolution İnceleme

Aşağa gitmek  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

1 Atlantis:Evolution İnceleme Bir Çarş. Haz. 30, 2010 8:36 am

JoKeR

avatar
Bağımlı Üye
Bağımlı Üye
Kötü bir macera oyunu nasıl olur onu anlatacağım size. Büyük umutlarla
beklediğim bir oyunun inanılmaz kötü olması beni çok üzdü. Neden bu
kadar büyük ümitlerle bekliyordum? Çünkü bu oyun Dragon Lore ve Lost
Eden'in yapımcılarının elinden çıkan bir oyundu.

Hemen oyun hakkında kısaca bilgi vereyim çünkü yazıyı çok uzun tutma
niyetinde değilim. Oyunumuz klasik Myst-gibi ve "point & click"
arayüze sahip bir oyun. Yıl 1904, Curtis Hewitt, New York City'de
yaşayan 25 yaşında bir gazetecidir. Hewitt, Patagonia'daki işini
bitirdikten sonra evine dönmektedir ki bir girdaba yakalanarak gemisi
batar. Ne büyük bir şans ki kendini hepimizin çok iyi bildiği birden
kayıp şehir Atlantis'te bulur. İşte size kötü macera oyunu örneği klişe
bir konu. Kahramanımızın istemeyerek de olsa keşfettiği Atlantis'te hiç
hoş karşılanmaz. İlk amacımız tabii ki bir yolunu bulup evimize geri
dönebilmek ve bu arada Atlantis halkını, kendilerini yöneten zalim
tanrılardan kurtarmak.

Hikayemiz kısaca böyle. Arayüze daha ayrıntılı bakacak olursak oyunumuz
"first-person" görüş açısı ile üç boyutlu bir ortamda oynanıyor.
İmlecimiz ilerleyebileceğimiz yerlerde şekil değiştiriyor ve tek bir
tıkla ilerliyoruz. Çoğu zaman ise nereye gittiğimizi, nasıl gittiğimizi
anlayamıyoruz. Bunun sebebi ise arka plan görüntülerinin çok fazla
karışık olması. O kadar çok gereksiz şey var ki, tek bir tıkla
geldiğimiz yere bir önceki görüntüden nasıl geldiğimize inanamıyoruz. Bu
kadar gereksiz ve rahatsız edici renklere sahip nesnelerin arka plana
gömülü olması tabii ki beraberinde çok ciddi piksel avlama sorunları
getiriyor. İmleç her ne kadar şekil değiştirse de kesinlikle yeterli
olmuyor. Bununla beraber oyunun çökmesine bile sebep olacak bir sürü
"bug" var. Bazen imleç ortadan kayboluyor ve öylece kalıveriyorsunuz.
Bazen ses, müzik kesiliyor. Bunun gibi bir sürü "bug"da cabası.

Oyunun tek albenisi arada seyrettiğimiz videolar. Bunlarda ise bir
macera oyunu için önemsiz de olsa karakter animasyonlarının çok
başarısız olduğunu söyleyemeden geçemeyeceğim. Seslendirmeler ve
karakterlerin ağız hareketleri tamamıyla alakasız. Bir de çok saçma bir
yorum olacak ama karakterlerin diş çizimleri nedense çok dikkatimi
çekti. Çok abartılı yapılmışlar ve sanki insanların ağzında 100-150 diş
varmış gibi gözüküyor Diyaloglar ise
hiç anlam veremediğim bir şekilde kullanılmış. Sadece simgeleri seçerek
karakterimizin konuşmasını sağlıyoruz ve bu simgelerden karakterimizin
ne diyeceği hakkında bir fikir edinmek imkansız.

Bütün bu kötü tasarlanmış ekran geçişleri arasına bir de bir o kadar
gereksiz aksiyon öğeleri konulmuş. Örneğin bir ip üzerinden kayarak
başka bir platforma giderken uygun zamanda tıklamazsanız karakterimiz
düşüyor ya da duvara çarpıyor ve ölüyor. Şimdi bir oyuncu bir iki
denemede zaten bu saçma sapan aksiyon bölümlerini geçer. Oyuncunun
hızını ve motivasyonunu bölmeye ne gerek var diye düşünüyorum. Sadece
bununla da kalmıyor. Oyunda çoğu kez aptal aptal diyaloglar kuran
nöbetçiler tarafından vurulup tuzla buz oluyoruz. Ben aslında macera
oyunlarında karakterin ölmesine hepten karşıyım ve macera oyununun
doğasına ters düştüğü düşüncesindeyim. Yeni nesil macera oyunlarında
(Bkz. Broken Sword: Sleeping Dragon) yavaş yavaş buna alışsamda Atlantis
olayı iyice abartmış. "Third Person Shooter" mı oynuyorum, macera mı
oynuyorum, ne oynuyorum anlayamadım bir süre

Menüleride biraz yaratıcı yapalım derken oldukça kullanışsız yapmışlar.
Menü simgelerinin yanında ne iş yaptıkları yazmıyor. Lakin, imleci bir
süre üzerlerinde tuttuğumuzda o menünün ne iş yapığını anlayabiliyoruz.

Aslına bakarsanız bence bir macera oyununun değerlendirmesinde arayüz
vs. önemli değildir. Benim için önemli olan her şeyden önce yaratıcı bir
konu ve bu konu ile tamamıyla bütünleşmiş bulmacalar. Bütünleşmiş
bulmacalar ile ne demek istiyorum. Yeni nesil macera oyunlarına bir
bakalım. Mesela Aura, Black Mirror. Bu oyunlarda bir kapı açmak için,
bir çekmece açmak için abuk subuk bir sürü bulmaca çözersiniz. Nedeni
belli değil. Ben neden bir çekmece açmak için bulmaca çözeyim. Kim
koymuş o bulmacayı oraya.

Bir de şu oyunlara bakalım. Eski Lucas macera oyunları, Syberia, Longest
Journey, Myst, Alida. Bu oyunlarda genelde bulmaca çözdüğünüzün
farkında bile olmazsınız. Örneğin Syberia II'de bir saat bulmacası
vardır. Saatin orasını burasını kurcalayıp çözdüğünüzde çalar ve bu
sebeple odayı birisinin terk etmesi sonucunda bir anahtarı alırsınız.
Yani sebep, sonuç ilişkisi mükemmel. O bulmacayı neden çözdüğünüzü
bilirsiniz. Hiç kimse sizin için aman birisi gelsin şu bulmacayı
çözsünde şu çekmeceyi açsın gibisinden bir bulmaca koymaz (Alide hariç).

Tabii ki genel olarak konuştum. Her kaliteli macera oyununda da
bahsettiğim kötü bulmaca örneklerine az da olsa rastlanabilir. Lafı çok
uzattım, gelelim Atlantis'teki bulmacalara. Bulmacalar az önce
bahsettiğim kötü örneklerden. Konuyla ilişkisiz ve zorlama bulmacalar.
Oyuncuyu oyuna motive etmekten çok uzak, labirentler içinde
koşuşturduğumuz, daha bulmacanın ne olduğunu anlamadan birden öldüğümüz,
gereksiz bir sürü bulmaca var. Daha önce bahsettiğim gibi çok ciddi
piksel avlama sorunları da cabası. Ancak oyunun ilerleyen bölümlerinde
özellikle tanrılarla ilgili kaliteli bulmacalara rastlamak mümkün. Bazı
bulmacalar ise tamamıyla envanter sistemi içinde çözülüyor. Sonuç
olarak, hikaye ve arayüzden sınıfta kalan Atlantis, bulmacalardan da pek
iyi not alamıyor.

Geriye değerlendirmemiz için müzikler ve sesler kaldı. Bu kadar şey kötü
iken müzikler ve seslendirmelerinde iyi olmasını beklemek hata olur.
Müzikler kesinlikle 5. hatta 10. kalite. Seslendirmeler müziklerden de
kötü. Özellikle diyaloglar çok saçma ve anlamsız. Bütün bunlara bir de
gereksiz bir heyecanla yapılmış bağıra çağıra seslendirmeleri ekleyin.
Daha önce bahsettiğim gibi karakter animasyonlarıyla uyumsuz
seslendirmelere bir araya geldiğinde oldukça kötü bir görünüm sağlıyor.

Sonuç olarak Atlantis her konuda başarısız bir oyun. Alın oynayın dememe
gönlüm el vermez. Atlantis 32 mb ekran kartlı ortalama bir sistemde
çalışıyor ve eğer bu tarzda bir macera oyunu oynayacaksanız tabii ki
kral Myst IV şu anda piyasada. O zor diyorsanız, Alida tavsiye edilir.
Alida'nın da arayüzünü beğenmezseniz eğer Dark Fall: Lights Out oynayın
derim.


alıntıdır.





<<<< SüngerBob Fan >>>>
Kullanıcı profilini gör

2 Geri: Atlantis:Evolution İnceleme Bir Çarş. Haz. 30, 2010 9:31 am

Bufata

avatar
Yönetici
Yönetici
teiekkürler

Kullanıcı profilini gör

3 Geri: Atlantis:Evolution İnceleme Bir Çarş. Haz. 30, 2010 9:46 am

JoKeR

avatar
Bağımlı Üye
Bağımlı Üye
Önemli değil Smile





<<<< SüngerBob Fan >>>>
Kullanıcı profilini gör

4 Geri: Atlantis:Evolution İnceleme Bir C.tesi Tem. 03, 2010 7:14 pm

Alpkan13

avatar
Bağımlı Üye
Bağımlı Üye
teşekkürler

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön  Mesaj [1 sayfadaki 1 sayfası]

Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz